Free Essay

Ingiltere Tarihi

In: Historical Events

Submitted By yasemin
Words 3836
Pages 16
İngiltere tarihi, 5. yüzyılda Britanya Adasına Anglosaksonların ayak basmasıyla başlar. Anglosaksonlar kendi adını verdikleri adaya yerleşip, 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. Sekizinci yüzyılda Roma ve İrlanda’nın etkisiyle Hıristiyanlığı kabul eden Anglosaksonlar, Avrupa’yı da etkileyen bir medeniyet meydana getirdiler. 795’te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Daha sonra Danimarkalı Büyük Knud, adayı tamamen fethetti. Anglosakson Hanedanından Edward (1042-1066) birliği tekrar kurdu. Bunun ölümü üzerine tahta geçen Harold’u tanımayan NormandiyaDükü William, taht üzerinde hak iddia etti. Normandiya kralları ve özellikle ilk Anjou’lu hükümdarlar Fransa’da geniş ve zengin toprakları olduğundan, Fransa’daki Capet Sülalesine bağımlıydılar. Küçük İngiltere Krallığı bir süre Avrupa’da Somme Vadisinden Pirene Dağlarına kadar uzanan büyük bir mülkün bir uzantısı gibi yaşadı. Avrupa ile ilişkiler İngiltere Krallığı ile Fransa Krallığını sonu gelmez savaşlara sürükledi. Bunların başlıcası 1337-1453 seneleri arasında süren Yüzyıl Savaşlarıdır.

Üçüncü Henry, Galler ülkesinde uç beyliklerinin gelişmesini destekledi ve 1170 yılında İrlanda’da “Pale” sömürgeleri kuruldu. Birinci Edward, Galler ülkesini fethetti. Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi. Daha sonra 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere Krallığı birtakım sosyal, dini, siyasi karışıklıklara sahne oldu.

Monarşi otoritesini parlamento aracılığıyla millete kabul ettiren Yedinci Henry ve Sekizinci Henry (1458-1541) düzen ve birliği sağlamlaştırdılar.

Birinci Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere Tudorlarıyla, İskoçya Stuartları arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı. Daha sonra İskoçya Kralı Birinci James İngiltere kralı oldu. 1707 yılında iki krallığı birleştiren bir antlaşma imzalandı. Bu tarihten sonra Büyük Britanya tarihi başlar.

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Britanya büyük bir sanayi devleti olarak ortaya çıktı. Bunun yanında çeşitli yerlerde kurdukları sömürge devletleri ülke ekonomisinin gelişmesinde çok faydalı oluyordu. On dokuzuncu yüzyılın başlarında Avustralya, Kanada, Hindistan,Afrika’da bazı devletler, Karayib Adaları ve Hong Kong gibi dünyanın büyük bir kısmına yayılan dev bir sömürge imparatorluğu vardı. Bu sömürgelerin bir kısmı 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında ayaklanmalarla yavaş yavaş bağımsızlığını ilan ettiler.

Yirminci yüzyılın başlarında çıkan Birinci Dünya Harbine giren İngiltere, harbin sonunda imparatorluğun en geniş sınırlarına ulaştı. 1929-1930 dünya ekonomik buhranı büyük ölçüde İngiltere’yi de etkisi altına aldı. 1922 yılında bir ayaklanmayla İrlanda, Birleşik Krallıktan ayrıldı ve 1949’da İrlanda Cumhûriyeti kuruldu. İrlanda Adasının kuzeydoğusunda kalan kısmı Birleşik Krallığa kaldı.

İkinci Dünya Savaşına katılan İngiltere galip bir devlet olarak savaştan çıktıysa da, süper devlet olma niteliğini kaybetmeye başladı.

İngiltere’de İkinci Dünya Harbinden sonra günümüze kadar pekçok hükümet değişikliği oldu. Muhafazakar ile işçi partileri arasında iktidar el değiştirmektedir. Britanya, Birleşmiş Milletlerin, NATO’nun ve AET’nin aktif bir üyesidir.

İlk çağlardan bugüne İngiltere'nin geçirdiği dönüm noktaları, İngiltere'yi bugüne taşıyan köşe taşları, idari, tarihi ve ticari özellikleriyle bir medeniyetin özeti

Romalılar Britanya topraklarının büyük bir kısmını fethederek 1. ve 5. asır arasında kendi yerleşim birimlerini kurmuştur; ancak; nüfuzları sadece batı ve kuzey bölgeleri ile sınırlı kalmıştır. Romalılar 410-442 yılları arasında bölgeyi terk ettikten sonra, bu topraklar Jute, Saxon ve Angle kavimlerinin istilasına uğramıştır. Bu kavimler Hadrian Duvarı'ndan güneyde kalan bölgelerde yedi farklı devlet oluşturmuştur. Britanya adalarında Romalılar gelmeden önce yaşayan Kelt kavimlerinin kültürünü ancak İskoçya ve Wales halkı koruyabilmiştir. 9. asrın başlangıcında kurulan Wessex Krallığı, özellikle Büyük Alfred saltanatı zamanında bölgenin en güçlü devleti olup, Viking istilalarına karşı direniş hareketinin lideri olmuştur. Edward the Confessor'ın saltanatının başlangıcında (1042-1066), İngiltere Avrupa'nın en gelişmiş devleti idi; bu durum, I. William ve haleflerinin (özellikle I.Henry ve II. Henry) devlete Normanlı askeri derebeylik sistemini uygulaması sonucu pekiştirilmiştir. 12. asra kadar İngiliz Kraliyet ailesi, evlilik yoluyla Fransa topraklarının büyük bir kısmına varis olmuştur. Bunun sonucu çıkan toprak tartışmaları ancak Yüz Yıl savaşlarının bitimi ile 1453 yılında sona ermiştir. İrlanda'nın fethi de 12. asırda tamamlanmıştır, bununla birlikte İrlanda ile İngiltere arasında hiç bir zaman siyasi görüş birliği olmamıştır. İngiltere'de 11. ve 15. asırlar arasında süren sınırlı monarşi dönemi, tarihe kralın iktidarını genişletmesi ve yönetim kadrosunu etkin hale getirmesi olarak geçmiştir. Takip edilen bu siyaset, asilzade tabakasına karşı olduğu için özellikle Kral Stephen, John, III. Henry, II. Edward ve II. Richard zamanında, sık sık kararların uygulanmasını engelleyen bir çok hukuki tutarsızlık vuku bulmuştur; işin doğrusu bu kralların son ikisi, baronların planlarına daha uygun gördükleri insanların tahta geçmesi için tahttan indirilmiştir. Altmış yıl merkezi yönetimin çok güçsüz kalması ve kralın prestijinin düşmesine (V.Henry'nin 1415'te Agincourt'ta kazandığı parlak zafere, ve sonradan Fransa topraklarının büyük bir kısmının işgaline rağmen) sebep olan II.Richard'ın tahttan azledilmesi ve yerine amcazadesi Lancaster dukası IV.Henry'nin geçmesi daha sonra Güller Savaşı olarak bilinen iki hanedanın kan davası ile sonuçlanmıştır. VI.Henry Bosworth muharebesinde York'lu III.Richard'ı yendiğinde, 1461-1485 arası taht toplam altı kere el değiştirmiştir. İngiltere'nin en etkili hükümdarı kabul edilen VII.Henry, hanedanına tekrar güç ve prestij kazandırmada başarılı olmuştur. Bundan evvel bu kadar zengin ve güçlü olmamış bir devletin başına 1509 yılında oğlu VIII.Henry geçmiştir. İskoçya'nın siyasi planda gelişmesi, İngiliz kralının ülkeyi birleştirme yolunda başarısız çabaları doğrultusunda olmuştur. Ne var ki, 1437-1625 yılları arasında tahta geçen İskoçya hükümdarları, İngiliz krallarının üstülüğünü tanımasına rağmen, nüfuzunu koruyabilen Stuart ailesi mensuplarının çabaları sayesinde tüm İngiliz saldırganlığına karşı özgürlüklerini korumuştur. 1603 yılında VI. James'in I.Elizabeth'ten sonra İngiliz tahtına oturması direnişin mükafatı olmuştur. Wales, bazı zamanlar İskoçya ile birleşerek, bazen de bağımsız bir prenslik olarak, siyasi entrikalar çeviren İngiltere'nin insafına bırakılmış idi. İngiltere'de Tudor devri (1485-1603) önemli gelişmeler dönemi olmuştur: merkezi yönetim yeniden tesis edilmiş, VIII.Henry zamanında Roma'dan bağımsızlık kazanılmış, deniz-aşırı fetihler başlamış, Wales İngiltere ile birleşmiş ve, Elizabethan ve Jacobean tiyatro oyunu geleneği gül devrini geçirmiştir. Parlamento nüfuzunun büyük ölçüde artması, gelişmelerden en önemlisi olarak kabul edilir. Fransızlara karşı savaşmak için III.Edward'ın para talep etmesi gibi, asilzadeleri sömüren yüksek vergilerin onaylatılması için kullanılan Parlamento, 1530'larda yeni rol üstlenmiştir. VIII.Henry, Roma ile ilişkilerin kesilmesine sebep olan Act of Supremacy'yi (Hükümetin Kiliseden üstün olduğunu ilan eden Kanun) ve diğer bazı kararları Parlamento’ya onaylatmıştır. Bunun sonucunda bu kuruma prestijin yanında daha sonra hep istismar edilen devlet işlerine karışma yetkisi verilmiştir. İskoçya kıralı VI.James, kuzeni I.Elizabeth'ten sonra tahta geçmesine karşın, iki devletin birleşme kararı 1707 yılına kadar resmi olarak kağıda geçirilmemiştir. Tarih, kralın yetkilerini kısıtlamada gücü giderek artan Parlamento’nun orta-çağ aristokrasisinden daha etkili olduğunu göstermiştir. İngiltere'de 1649 yılında I.Charles'ın idam edilmesine ve İngiliz Devrimi (1649-1660) sırasında birçok cumhuriyetin kurulup dağılmasına yol açan İç Savaş, bu gücün ne kadar etkili olduğunu yansıtmıştır. Ortalıkta dolaşan siyasi fikirlerin akıl almaz çeşitliliğine rağmen (ki bunlar, Oliver Cromwell'i kral yaparak yeni monarşiyi kurma fikrinden, güya İsa'nın İkinci Gelişi'ne hazırlanmak için Protestan Cumhuriyeti'nin kurulması düşüncesine kadar değişiyordu), 1660'ta Devrim ileriye dönük başka bir fikir üretemeyince, II.Charles yurtdışından eski yerine çağırılmıştır. Ama, II.Charles hiç umulmayan bir şekilde 20 yıl içerisinde Parlamento’dan bağımsızlığını kazanmayı başardı. Fakat, popüler olmayan (ve Katolik) kardeşi II.James'in azledilmesinden ve sınır dışı edilmesinden sonra, kralın yetkisi yine kısıtlanmıştır. Bu sefer Parlamento hiç hata yapmadı; kendi şartlarını kabul ettirerek 1689'da henüz prens olan Orange'lı III.William'ı tahta oturttu. Bu zamandan itibaren kralın yetkileri çok kısıtlı kalmıştır; varisi Kraliçe Anne, Parlamento’nun istediği bir kanuna rıza göstermemeye cesaret eden son hükümdardı. Büyük Britanya İmparatorluğu (ismi 1707'den sonra böyle olmuştur), 18.asırda daha ziyade Fransa'ya karşı kazandığı Yedi Yıl Savaşları gibi savaşlar sayesinde dünyanın başlıca sömürge ve sanayi gücü olmuştur. 1776'da Amerika'daki koloniler elden gitmiş, ancak Napolyon savaşlarının neticesinde kazanılan zafer İngilizlerin denizde üstülüğünü sağlamıştır.

O zamanlar, Büyük Britanya İmparatorluğu üretimin hemen her sahasında Sanayi Devrimi'nin tekniklerini ilk uygulayan ülke olarak hem harpte hem sanayide dünyanın başlıca gücü olmuştur. Bir yandan sömürgelerin artması ham madde akışı ve pazar sağlarken, diğer taraftan nüfusun artışı ucuz işgücü kaynağı sağlamıştır. Feodalizmin ortaya çıkışından bu yana, toplum yapısında en önemli değişiklik, şehirde yaşayan insan sayısının artması ve daha zengin olmalarıdır. 1801 yılında İngiltere İrlanda ile, Birleşmiş Krallık ismi altında resmi olarak birleşmiştir. Kraliçe Victoria'nın uzun saltanatı (1837-1901) dendiğinde, akla ilk olarak İngiliz Siyasetinin nüfuzu, fetihleri, Protestanlaşma ve deniz-aşırı yerleşimlerin yanı sıra ülke ekonomisinin gelişmesi ve nüfusun artması gelir. İmparatorluk zirvedeyken, İngiliz hakimiyeti dünyanın çeşitli yerlerine yayılıyordu. Sadece ticari açıdan ele alınan sömürgelerin sınırları belirlenirken devlet ve etnik sınırları göz önünde bulundurulmamıştır. Gücünü büyük ölçüde yitirmesine sebep olan Birinci Dünya Savaşı, Avrupa devletlerinin kurduğu eski sömürge imparatorlukların sonunu getirmiş, ekonomide günümüzde bile hissedilen gerilemenin habercisi olan bunalımlar için zemin hazırlamıştır. Hiç bir zaman İngiltere ile İrlanda arasındaki ilişkiler iyi olmamıştır, ve bu münasebetler 1916 yılında açık savaşa dönüşmüştür. Bunun sonucunda ülkenin kuzey-doğusunda ağırlıklı olarak Protestan olan altı eyalet 1921 yılında bağımsızlık kazanmıştır. Nazi Almanya'sının II.Dünya Savaşında yenilmesinden sonra İngiltere sömürgelerinden vazgeçti; ve -eski sömürgeleri üzerinde nüfuzunu korumakla beraber- İngiltere'nin siyaseti daha çok Avrupa arenası üzerinde odaklanmıştır. Hong Kong, Cebel-i Tarık Üssü ve Falkland Adaları gibi imparatorluktan kalma topraklar, bazı ülkelerle sürtüşmelere yol açtı. Nitekim, II. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya süper güç olarak çıkan Amerika, Britanya İmparatorluğu'nun fazla problem çıkarmadan dağılmasını istiyordu. Asrın başında güç kazanan ve, kökleri teşkilatlanmış işçi hareketine dayanan Emek Partisi, İngiltere'nin iç siyasetinde Muhafazakar Parti'nin başlıca muhalifi olan Liberal Parti'yi önce eleştirmiş daha sonra Liberallerin oy potansiyelini kendisine çekmiştir. Emek'çiler ilk hükümetlerini 1924 yılında Ramsay MacDonald başkanlığında kurdular. Savaş sırasında kurulan Emek-Muhafazakar ittifakından sonra -ki bu ittifakın başkanı 1940-1945 yıllarda Winston Churchill idi- Birleşik Krallıkta birbirine muhalif söz konusu iki partinin siyasi rekabeti bu güne kadar hala devam etmektedir. Emek Partisi'nin 1945-51 hükümetinin sağlık, eğitim, konut ve sosyal hizmetler alanlarında yaptığı radikal reformlar çok etkin olmuştur. 1970'lerde ekonomide durgunluk, yüksek enflasyon ve dış ticaret yetersizliği, savaş sonrası alınan kararların geçersiz veya eskimiş olduğunu gösterdiğinde parti içi fikir birliği bozulmuştur. Bunların dışında, üretimin devlet bütçesi için önemli olan geleneksel alanlarında büyük düşüşler kaydedildiği bir devirde, Margaret Thatcher 1979 yılında radikal Muhafazakar hükümetin başında başbakan olmuştur. 1980'ler; özelleştirme, "halk vergisi" gibi radikal değişikliklerin yaşandığı yıllardır. Thatcher hükümeti 1983 ve 1987 Parlamento seçimlerinde üstünlük sağlayarak iktidarını devam ettirdi. 1982 yılında yapılan Güney Atlas Okyanusu Savaşı'nda Arjantinlilere karşı kazanılan zaferin, Thatcher’in popülaritesini zirveye çıkardığı kabul edilmektedir. 1990 yılının Kasım'ında Thatcher'in siyasi kariyerinin sona ermesi, halkın oyları sonucu olmayıp, uyguladığı siyasetin artık çağdışı oluşu ve problemlere tek yönden bakması sebebiyle parti mensuplarının ona olan güvenini kaybetmesinden ötürüdür. Durumdan memnun olmayanlar, Başbakanın, Muhafazakar Parti iç tüzüğüne göre bile yanlış hareket ettiğini göstermeyi başarmıştır. Böylece, Thatcher'in uzun süren başkanlığından rahatsızlık duyanlar mevcutken, bu suçlamadan sonra "problem" tam olarak somutlaştı. Bu yüzden Thatcher -seçimlerde kazanmasına rağmen- görevinden istifa etti. Yerine eski Maliye Bakanı John Major geçti. Major'a miras kalan ve hemen halledilmesi gereken meseleler arasında Kuveyt'i işgali üzerine Amerika önderliğinde başlatılan BM harekatına katılma anlaşması vardı. 1991 yılı başlarında yapılan bu harekata yaklaşık 30,000 İngiliz hizmet personeli katılmıştır. İngiltere'nin dış politikası, sonradan Avrupa Birliği'ne (AB) dönüşen Avrupa Topluluğu'nunki ile neredeyse özdeştir. İngiltere Hükümeti, sosyal alandaki anlaşmalara muhafazakar politikasına ters düştüğü için katılmayı reddetti. En problemli mesele, nihai sonucu Avrupa'da tek para biriminin devreye sokulması olan para birliği meselesiydi. Avrupa Para-birimi Sistemi (EMS) -bu sisteme göre, farklı Avrupa ülkelerinin döviz kurlarının küçük dalgalanmalarla sabit tutulması öngörülüyordu- bu problemi geçiştirmek için oluşturulmuştur. Hükümet, bu sistemi birkaç ay uyguladıktan sonra, para piyasalarının dayanılmaz baskıları altında anlaşmayı bozmaya mecbur kalarak onurundan tavizler vermiştir. Ne var ki, 1992 Nisanı'nda yapılan seçimlerde birçokları için sürpriz olacak şekilde yine Muhafazakarlar kazanmıştır. 15 yıldır muhalefette bulunmaktan umutsuzluğa düşen Emek Partisi, yeni başkanları Tony Blair liderliğinde partinin temel ilkelerini ve imajını tekrar gözden geçirdi. Kendilerine "Yeni Emek" ismini vererek pazar ekonomisinin vazgeçilmez rolünü kabullenmek ve Muhafazakarların anahtar reformlarının tersine bir politika izlemeyi reddetmekle geleneksel desteğinin bir kısmını kaybetse de, önceden hiç beceremediği, siyasette orta yolu yakalamıştır. Diğer taraftan, 1997 yılında Muhafazakar Parti, bir birini izleyen skandallardan sonra iç karışıklıklarla etkisiz hale gelmiştir. 1997 yılında Emek'in zaferi beklenmedik bir sürpriz olmasa bile, kazandıkları koltuk sayısının neredeyse 100 olacağını kimse tahmin edememişti. Üç yıl içersinde Blair Hükümeti birçok mevzuda başarılı olmasına rağmen, bazı problemlere çözüm üretememiştir. Sanayinin geleneksel alanlarından araba üretiminde başarısızlıklar ve halkın rızasına muhalif olarak devreye sokulmaya çalışılan Euro karşısında sterlinin gücü konusunda ihracatçıların kaygıları göz ardı edilirse, genel olarak ülke ekonomisi iyi denebilir. Hükümetin, sağlık ve eğitim programını hayata geçirmede ve güvenilir bir uluslararası imaj oluşturmada çok başarılı olduğu söylenemez. Hükümetin bazı kararları devletin haklarını genişletmesi olarak algılandığından özgürlük hakları hareketlerinden tepki almıştır. İskoçya'nın kendi Parlamentosu'nun ve Wales meclisinin açılması, yeni Londra Valisi'nin seçilmesi, John Smith'ten miras kalan ve Blair hükümetinin merkeziyetçi tabiatına ters düşen yetkilerin dağılma sürecinin sonucudur. İskoçya Parlamentosu, özellikle üniversite harçları hususunda Birleşik Krallığın politikasına ters birtakım kanunlar çıkarmıştır. Londra valiliğinde halkçı bir aday Ken Livingstone'un başarılı olmaması için partinin tüm umutsuz çabaları, Livingstone 2000 Mayıs seçimlerini bağımsız olarak kazandığında boşa çıkmıştır. Bununla birlikte, Kuzey İrlanda meselesi tam bir çıkmaza girmiştir.

Ağustos 1994'te varılan ateşkes anlaşması ileriye dönük büyük bir adım olmasına rağmen, sürecin yavaş olması ile ümitsizliğe düşen IRA mensupları kanlı eylemlere girişmiştir. 1996 Mayıs'ında yapılan seçimler, bölgede partilerin dağılımını yansıtmıştır; hükümet taraftarları, başkanları David Trimble ile beraber bölgeden sorumlu olacak Ulster Unionistler (yani Birlik taraftarları) ve Demokrat Unionistler'den meydana geliyordu; ve Sosyal Demokratlar, Emek Partisi (ki, liderleri Seamus Mallon, Trimble'in vekili olacaktı) ve Sinn Fein, milliyetçi kesimi temsil etmekteydi. İç siyasette yetkinin büyük bir kısmı ve bölünmüş iki İrlanda arasındaki bağları pekiştirme vazifesi anlaşmada geçtiği gibi yeni yönetime tevdi edilecekti. Bölgenin en etkin dört partisinin temsilcilerini kapsayan ortak yönetim sistemi uygulamaya geçmeden önce bölgede bir karara varmak oldukça güçtü. Esas problemi IRA teşkil ediyordu ve hükümet taraftarları bu tehdit yok edilmedikçe yönetim işbirliğine katılmayacaklarını ifade ediyorlardı. 2000 yılı Şubat ayı ortalarında IRA, silahlarını devletin uygun bulduğu bir programa göre teslim etmek istemediğini açıladı. Bölgeden sorumlu yeni bakan Peter Mandelson ortak yönetim meclisini kapattı. Mayıs 2000'e kadar, kördüğümün çözülmesinde pek ilerleme olmamıştır. Nihayet, IRA silah stoklarının kontrolü için uluslararası bir heyet oluşturulmasını önerdi. Şu anda bu teklif incelenmektedir.

Birleşik Krallık

Tarihçe(1906-1999)

Büyük Britanya, 20. Yüzyıla dünyanın en büyük ticaret imparatorluğu ve en güçlü ekonomilerinden biri olarak girdi.

•1906 Reformcu Liberal hükümet işbaşında.

•1914 I. Dünya Savaşı başladı.

•1918 Ateşkes. Britanya'nın toplam kaybı 750.000 kişi.

•1921 Güney İrlanda imparatorluktan bağımsızlığını ilan etti.

•1926 Genel grev.

•1929 Dünya Ekonomik Bunalımı. Yaygın işsizlik.

•1931 Birleşik Krallık Altın Standardı uygulamasını terk etti ve Paund devalüasyona uğradı.

•1934 Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesine tepki olarak silahlanma harcamaları arttırıldı.

•1936 Kral VIII. Henry, Bayan Simpson ile evlenebilmek için tahttan feragat etti.

•1937 Neville Chamberlain başbakan oldu.

•1938 Chamberlain, Südet meselesini görüşmek üzere Münih Konferansında Hitler'le konuştu ve onunla anlaşarak Almanya ile savaş tehlikesini ortadan kaldırdığını ilan etti.

•1939 Almanya Polonya'ya saldırdı. Birleşik Krallık kısa süre sonra Almanya'ya savaş ilan etti. II. Dünya Savaşı başladı.

•1940 Winston Churchill başbakan oldu. Britanya Hava Savaşı. Londra bombalandı ('The Blitz').

•1941 ABD, Müttefiklerin yanında savaşa katıldı.

•1942 Alman Afrika Ordusuna karşı El Alamein Zaferi kazanıldı.

•1944 6 Haziran'da (D Günü) Müttefikler Normandiya'ya çıkarak Avrupa'nın Alman işgalinden kurtarılmasına başladılar.

•1945 II. Dünya Savaşı sona erdi. Britanya bu savaşta 330.000 insan kaybetti. İşçi Partisi, sosyal refah platformu programıyla iktidara geldi.

•1946 Hükümet, İngiltere Merkez Bankası (Bank of England), demiryolları, kömür madenleri ve diğer bazı taşınmaz varlıkları millileştirdi. Eski kolonilerden çekilme başladı.

•1947 Hindistan bağımsızlığını kazandı.

•1948 Birleşik Krallık BM Güvenlik Konseyi kurucu üyesi. Ulusal Sağlık Servisi (National Health Service) kuruldu.

•1949 NATO kurucu üyeliği.

•1956 Süveyş Kanalı Krizi. İngilizler Kanal bölgesini işgal etti ama ABD tarafından geri çekilmeye zorlandılar.

•1957 ABD'nin ülke topraklarına nükleer füzeler yerleştirmesi kabul edildi.

•1960 EFTA kurucu üyeliği.

•1961 İngiltere'nin AB üyeliği için yaptığı başvuru, Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle tarafından reddedildi.

•1968 Kürtaj ve eşcinsellik yasallaştı.

•1969 İngiliz birlikleri Kuzey İrlanda'nın Ulster bölgesine girdi.

•1970 Edward Heath liderliğinde muhafazakar hükümet. Grevlerde 8.8 milyon iş günü kaybedildi.

•1973 İngiltere AB'ye girdi. Petrol Krizi. Enerji ve maden işçilerinin grevleri sonrasında sanayi sektöründe haftada üç gün çalışmaya geçildi.

•1974 Harold Wilson liderliğinde İşçi Partisi hükümeti, maden işçilerinin taleplerini kabul ederek greve son verdi. Yüksek enflasyon.

•1975 Margaret Thatcher, Muhafazakar Parti liderliğine seçildi. Referandumda AB üyeliği halkça onaylandı. İlk Kuzey Denizi petrol boru hattı çalışmaya başladı.

•1979 Muhafazakarların seçim zaferi.

•1980 ABD'ye ait seyir füzelerine (cruise füzeleri) karşı büyüyen protestolar. İşsizlik ve şehir isyanları başladı.

•1981 Muhafazakar hükümet özelleştirme programını başlattı.

•1982 İşsiz sayısı üç milyona ulaştı. Arjantin, Falkland Adalarını işgal etti. İngiliz görev gücü gönderildi ve adalar geri alındı.

•1983 Vergi indirimi politikaları. Muhafazakarlar seçimleri ikinci kez kazandı.

•1985 İngiliz-İrlanda Anlaşması ile Ulster sorununu çözme girişimi.

•1986 Finans sektöründe devlet kontrolünü azaltıcı düzensizleştirme (deregülasyon).

•1987 Muhafazakarların üçüncü seçim zaferi. Parlamentoda ilk siyah milletvekili.

•1990 Muhafazakar partide John Major liderliği Thatcher'dan devraldı. İngiltere, Körfez Savaşına katıldı.

•1992 Muhafazakarlar seçimleri yine kazandı.

•1994 John Smith'in ani ölümü sonrasında Tony Blair, İşçi Partisi lideri oldu.

•1995 İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) ve İngiltere'ye bağlılığı savunan (Loyalist) milisler karşılıklı ateşkes ilan etti.

•1996 IRA ateşkesi sona erdirdi. Parlamentoda istikrarsız bir Muhafazakar çoğunluk.

•1996 Dunblane adlı bir İskoç kasabasının ilkokulunda gerçekleşen katliam sonrasında silah kontrolüne yönelik kanunlar sertleştirildi.

•1996 Hayvanlarda görülen "Deli Dana" hastalığının insanlarda görülen Creutzfeldt-Jacob Sendromunun sebebi olabileceği anlaşılınca, AB bütün İngiliz dana eti ürünlerinin ithalini yasakladı.

•1996 Kuzey İrlanda'da bir anayasal reform forumunun seçimi ve Belfast'ta tüm tarafların katıldığı görüşmelere rağmen IRA, Manchester şehir merkezini bombaladı. Yıllardan beri yaşanan en çatışmalı Protestan Yürüyüşü (Orange March) sezonu.

•1997 Mayıs seçimlerinde İşçi Partisi büyük bir üstünlük sağlayarak on sekiz yıllık Muhafazakar iktidara son verdi.

•1997 Ağustos; Galler Prensesi Lady Diana, Paris'te bir araba kazasında öldü. Ölümünün ardından büyük kalabalıklar yas tutarken, medyanın ünlü kişileri sürekli takip etmesi uzun süre tartışıldı.

•1997 Eylülde İskoçya'da yapılan bir referandumla 1999 yılında seçilecek bir İskoç parlamentosunun oluşturulması kabul edildi.

•1999 İskoç Parlamentosu seçildi. İlk parlamentoda İşçi Partisi ve liberaller ağırlıkta, İskoç Ulusal Hareketi umduğu başarıyı yakalayamadı.…...

Similar Documents

Free Essay

Good Manufacturing Processes

...Elizabeth devri soylulari, soluk benizli görünmek için uyguladıklari beyazlatma - deri soyma (peeling) işlemleri için cıva sülfit ve beyaz kurşun kullanırlardı. 17. yüzyılda Fransa’da bileşenlerin (hammaddelerin) harmanlanması yoluyla yeni parfümler elde edildi. 19. yüzyılın ortasında, dünya genelinde yaygın kullanım. Flyo0L0116 LMo/LMo MEVZUAT Kanunlar: Avrupa Birligi Yönergesi 76/768/EEC. Kozmetik Ürünleri (Güvenlik) Yönetmeliğinden Birleşik Krallık hukukuna aktarılmıştır. Kozmetik Ürünleri İçin İyi İmalat Uygulamaları: ISO EN 22716. Flyo0L0116 LMo/LMo Flyo0L0116 LMo/LMo 3 76/768/EEC - Üye Devletlerin kozmetik ürünlerle ilgili yaklaşımına 76/768/EEC dair 27 Temmuz 1976 tarihli (AB) Konsey Yönergesi Onaylanma Tarihi: 27 Temmuz 1976 Amaç: Avrupa Birliği’ndeki Kozmetik, Banyo Ürünleri & Parfümeri endüstrisi için uyumlu hukuki mevzuat sağlamak. Kozmetik ürünlerinin insanlar tarafından kullanımının güvenilirliğinin temini. Piyasaya güzellik ürünü sürmekten sorumlu olan üretici, dağıtıcı ve ithalatçı tarafından uyulması gereken yükümlülükleri belirlemek. Flyo0L0116 LMo/LMo (AB) KOZMETİK YÖNERGESİ 76/768/EEC Felsefe: Yönergede belirtilen gereksinimleri karşılayan her ürünün piyasaya eşit ve doğrudan erişimi sağlanmalıdır. (piyasaya sunuş öncesi ruhsatlandırmaya ihtiyaç duymadan) Avrupa Birliği genelinde, kozmetik ürünlerinin serbest dolaşımının kolaylaştırılması. Avrupalı tüketicilerin Kozmetik, Banyo Malzemeleri ve......

Words: 5042 - Pages: 21

Free Essay

Israil Suriye Ilişkileri

...olması Beşar Esad’ın İsrail’le barış görüşmelerine koşulsuz olarak katılabileceğini belirtmesine yol açmıştır. Lübnan sorununa gelince; Lübnan Suriye için tarihi, ekonomik ve diğer faktörlerle birlikte İsrail’e karşı yürüttüğü mücadelede büyük önem taşımaktadır. Suriye Lübnan’ı kendi güvenliği için bir ileri karakol olarak düşünmekte ve bu ülkedeki etkinliğini korumak istemektedir. Suriye , İsrail ile olan savaşını Lübnan toprakları üzerinden gerçekleştirmekte ve saldırıların kendi ülkesine uzamasını engellemeye çalışmaktadır. 1982 yılında İsrail Güney Lübnan’ı işgal ettikten sonra bölgede İran’ın desteğiyle kurulan Hizbullah, İsrail’e ciddi zararlar vermiştir. Beşar Esad da tıpkı babası gibi ABD ve İsrail’e karşı caydırıcılığını arttırmak ve bölgedeki konumunu korumak için Hizbullah, Hamas ve İslami Cihad’a aktif patronluk yapmaktadır. 2005 yılında Suriye’ye karşıtlığı ile bilinen Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin Beyrut’ta öldürülmesinden Suriye sorumlu tutulmuştur. Bu olaydan sonra, Suriye üzerindeki baskıların artması Suriye’nin Lübnan’dan askeri varlığını geri çekmesine yol açmıştır. Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesi güvenliği açısından stratejik bir zafiyete yol açmasına rağmen Suriye, Lübnan’daki direnişçi örgütlere verdiği destek üzerinden etkinliğini korumaya çalışmaktadır. 1923 uluslararası sınırı İngiltere ve Fransa tarafından çizilmiş, o dönem Fransız mandasıaltında olan Suriye bu konuda söz sahibi olmamıştır. Daha sonra 1948 savaşı sonrası Suriye ve......

Words: 2182 - Pages: 9

Free Essay

Phd Student

...aşağıda verilmektedir. Şekil 2 : Gerçekleşmiş doğal gaz üretimi 1,60 1,40 1,20 bcm 1,00 0,80 0,60 0,40 0,20 0,00 2005 Doğalgaz üretimi (bcm) Kaynak: BOTAŞ, PİGM, EPDK %3,50 %3,2 %2,9 %2,9 %2,5 %2,5 %2,7 %2,7 %3,00 %2,50 % %1,9 %1,9 %1,8 %1,8 %2,00 %1,50 %1,00 %0,50 %0,00 2006 2007 2008 2009 2010 Toplam talebi karşılama oranı 9. Bkz EIA World Shale Gas Resources: An Initial Assesment of 14 Regions Outside the United States 16 Tablo 3: Doğal gaz alım anlaşmaları Anla ma mzalanan Ülke BCM / y l (Plato) Rusya (Bat Hatt ) Cezayir (LNG) Nijerya (LNG) ran Rusya (Mavi Ak m) Rusya (Bat Hatt ) Türkmenistan Azerbaycan Kaynak: BOTAŞ mza Tarihi 14.02.1986 14.04.1988 09.11.1995 08.08.1996 15.12.1997 18.02.1998 21.05.1999 12.03.2001 Süre 25 20 22 25 25 23 30 15 Yürürlülük Tarihi 1987 1994 1999 2001 2003 1998 2007 Kalan Y l 2 9 14 16 9 10 6 4 1,2 10 16 8 16 6,6 Şekil 3 : Gerçekleşmiş ithalat miktarları 40 35 30 25 b bcm 20 15 10 5 0 2005 Spot (LNG) Nijerya (LNG) Kaynak : EPDK 2006 2007 2008 İran Rusya 2009 2010 Cezayir (LNG) Azerbaycan Gerçekleşmiş ithalat miktarları değerlendirildiğinde Cezayir ve Nijerya ile yapılmış LNG ithalat anlaşmalarının kullanım oranlarının diğer ülkelerle yapılmış anlaşmalara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmaktadır. 2005 yılından itibaren yıllık bazda incelendiğinde Cezayir kontratının 2010 senesine kadar en az %85’lik bir hacminin, Nijerya kontratının ise en az %75’lik......

Words: 29726 - Pages: 119

Free Essay

Business

...Mektebinde “İhtilaller Tarihi” adıyla okutulan ders, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi kapsamındaki derslerin 1925 yılında başladığına işaret edebilir. Ankara’da dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından verilen dersler, 1934 yılında İstanbul Üniversitesi “İnkılâp Tarihi Enstitüsü”nde Eğitim Bakanı Yusuf Hikmet Bayur, Recep Peker ve Ankara’da açılan “İnkılâp Tarihi Kürsüsü”nde Başbakan İsmet İnönü tarafından Hukuk Fakültesi binasında verildi. İsmet İnönü (1884-1973) Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943) Yusuf Hikmet Bayur (1891-1980) Recep Peker (1889-1950) Yüksek öğrenim gençliği için planlanan derslerin öğretilme sorumluluğu, 1942’de Ankara’da kurulan “Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü”ne devredildi ve dersin adı “İnkılâp Tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti Rejimi” oldu. Bu dönemdeki yüksek öğrenim gençliğinin genellikle I.Dünya Savaşı yıllarında doğan yaş grubundan olması ve ülkedeki gelişmeleri yakından yaşaması, dersteki verimi ve kaliteyi artıran faktördü. Yeni Türk devletinin dünyada sahip olduğu başarılı konum, bu grup gençlerin sahip olduğu bilgi ve eğitimin sonucudur. 1946 yılında oluşturulan üniversite muhtariyeti kanunu sonucunda oluşan serbestlik, derse ciddi zarar verdi. 1960-1968 yılları arasında da dersten beklenen hedefe ulaşılamadı ve ülkede öğrenci olayları olarak anımsanan gelişmeler yaşandı. Yaşanan sıkıntılara çare bulabilmek amacıyla eğitim programlarında çeşitli düzenlemelere gidilirken,1968 yılında dersin adı “Türk Devrim Tarihi” oldu.......

Words: 320 - Pages: 2

Free Essay

Erkilet Tarihi Evleri

...Erkilet’in Gizli Dili: VARTANCA “Şark milletinin diyalektolojisinde devamlı yer tutan ve büyük bir kıymet taşıyan bu saha, günün birinde, tamamiyle ortadan kalkmış olacak, biz de milli kültürümüze ait bu malzemeden mahrum kalmış olacağız.” Ahmet Caferoğlu Gizli dil nedir? Belli grupların, sınıfların kendileri arasında geliştirdikleri rumuzlardan oluşan özel dillerdir. Prof. Ahmet Caferoğlu’nun ifadesine göre, mesela kızlar dili, avcılar dili, kadın dili, özel esnaf dili, Anadolu abdallarının gizli dili gibi bu sahada örnek teşkil edecek diller var. Caferoğlu, Burdur ve Muğla yöresi kalaycılarının özel bir dil kullandıklarını da tespit etmiştir ve bu dilin “Erkilet’in ‘dilce’si arasında şekil ve bünyece fark yoktur.” der. Gizli Dil kullanmanın dayanılmaz cazibesi Gizli dil, bir yönüyle argo olarak ifade edilebiliyor. İnsanlar, çok eski zamanlardan beri başkalarının anlayamayacağı bir rumuz kullanmanın cazibesini yaşamaktadırlar. Özellikle meslek kuruluşlarına mensup insanların kendi aralarında geliştirdikleri argo bu konuda örnek gösterilebilir. Kimi meslek gruplarında 10-20 kelimelik, kimilerinde 50-100 kelimelik bir argo ile, insanlar meramlarını başkalarının anlayamayacağı bir halde ifade etmenin yollarını aramışlardır. Bugün yabancı dil bilen iki insanın zaman zaman kendi aralarında başkalarının anlamaması kastıyla o dili tercih etmeleri de bir “gizli dil” kullanma ihtiyacıdır. Basit argo durumunda bulunan öğrenci argosunda cüzdan yerine “çarık” demek, dolmuş......

Words: 2769 - Pages: 12

Free Essay

Knowledge Management

...(Feather ve Sturges, 2003, s. 287–288): 1) Kütüphanecilik: Özellikle kurumlara bir veya birden çok topluluğa ve kurum içerisindeki dermeye kendini adayarak, doğrudan doğruya bilgi sağlayan ve hizmete sunan kütüphane merkezli uygulama alanıdır. 2) Enformasyon Yönetimi: Enformasyon ve verinin depolanması, kullanıcılara transferi ve erişimi için uygulama alanını örgüt merkezli gerçekleştiren sistematik ve daha çok teknoloji bilgisi gerektiren bir çalışma alanıdır. 3) Kayıt Yönetimi: Örgütler ve kurumları temel alarak bunlara ilişkin ortak dosyaların derlenmesi ve korunması yolu ile gerekli aktiviteleri gerçekleştiren bir uygulama alanıdır. 4) Arşivcilik: Bir kurumun kimliği ve büyümesi için orijinal, korunmaya değer ve kalıcı bir dermeden oluşan tarihi kayıtların araştırıldığı ve faaliyetlerinin gerçekleştirildiği disiplindir. 252 İsmini sıraladığımız ve kısa tanımını verdiğimiz bu disiplinler, genellikle daha makro düzeyde olup, çalışma alanı içerisine ülkeye özgü bilgi işlerini de dahil etmektedirler. Çalışma alanı içerisinde bilgi işleri ile ilgilenen ve makro düzeyden ziyade daha mikro ölçekli (işletmelere yönelik) çalışmaları gerçekleştiren ve arka planında bilgi bilimi disiplinini de barındıran bu yeni disiplinler arası bilim dalının adı bilgi yönetimidir. 2.3. Bilgi Yönetimi Bilgi yönetimi, çalışma alanının sadece bir boyutunu bilgi bilimine dayandırmıştır. Bu da sadece örgüt içerisindeki bilgi sürecinin (derlenmesi, düzenlenmesi ve hizmete sunulması)......

Words: 5610 - Pages: 23

Free Essay

Bankacilik Tarihi

...Sandıklarının” adı “Menafi Sandıkları” olarak değiştirilmiştir. Kısa bir süre sonra, bu sandıklarda toplanan kaynakların kullanımı ile ilgili olarak bazı şüphelerin belirmesi üzerine, 1888 yıllında yayınlanan nizamnameyle bu sandıklar dağıtılarak, tarımsal kredilendirmeyi devlet denetimine alacak olan Ziraat Bankası kurulmuştur. lk devlet bankası sıfatıyla kurulmuş olan Ziraat Bankası’nın sermayesi, menafi sandıklarının alacaklarının devir alınmasıyla oluşturulmuştur. 1908 yılında ilan edilen II.Meşrutiyet ile gelişen milli ticari kurumlara ve bankalara sahip olma düşüncesi milli sermayeli bankaların birbiri ardına kurulması sonucunu doğurmuştur. Bunlar çoğunlukla Anadolu’da kurulan yöresel bankalardır3. Bu nedenle yöresel bankacılığımızın tarihi milli bankacılık tarihimizle birlikte başlamıştır. Yöresel bankacılık hareketinin ortaya çıkmasındaki temel neden, ülke içinde birikmekte olan sermayeyi ulusal ticareti geliştirmek amacıyla kullanmaktır. Kurulan ulusal bankaların kredi 2 3 AKGÜÇ, Öztunç; Yüz Soruda Türkiye’de Bankacılık, Gerçek Yayınevi, 2. Baskı, stanbul 1989. stanbul Bankası (1911), Konya ktisadi Milli Bankası (1912), Karaman Milli Bankası (1913), Adapazarı slam Ticaret Bankası (1913), Emvali Gayrimenkule ve ktisat Bankası (l914), Milli Aydın Bankası (l9l4), Akşehir Bankası (l9l6). 1917 yılı başında “ tibarı Milli Bankası” kurulmuş ve bu banka ile ilgili olarak çıkarılan 21 Şubat 1916 tarihli Kanun ile bankaya bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. 4 uğraşları......

Words: 5837 - Pages: 24

Free Essay

Gezi Kamusal Alan Çekişme

...anlamak için tarihsel sosyoloji ve toplumsal hareketler literatürünün sunduğu imkânlara ilişkin. Çalışmanın son bölümünde Charles Tilly ve Sidney Tarrow’un geliştirdikleri çekişmeci siyaset (contentious politics) perspektifinin Gezi Parkı direnişini analiz ederken nasıl bir katkı sağladığı tartışılıyor. Gezi Parkı Direnişi ve Habermas’ın Kamusal Alan Modeli Habermas’ın Kamusallığın Yapısal Dönüşümü 1962’de yayımlandığında Frankfurt Okulu geleneğine ilginç bir halka eklenmiş oldu. Kitap bir yanıyla normatif bir önermesi olan bir siyaset felsefesi çalışmasıydı. Diğer yanıyla, kamusal alanın sosyal tarihini yazmaya giriştiği ölçüde bir tarihsel sosyoloji kitabıydı. Kamusallığın Yapısal Dönüşümü kamusal alanın yükselişini ve düşüşünü felsefe tarihi ile senkronize ederek serimlemeyi hedeflemekteydi. Habermas “burjuva kamusunu” belli bir çağa özgü bir kategori olarak kavrayıp ve ideal-tipleştirici bir genelleme ile kullanılmasına karşı çıkıyordu ve kavramın sahih anlamı ile kullanıldığında “kamu oyu”nun ancak 17. yüzyılın sonları İngilteresi ve 18. yüzyıl Fransası için kullanabileceğini iddia etmekteydi. Bu çerçevede Kant’ın kamusal akıl argümanı kamusal alanın yükselişine, Hegel’in Kant eleştirisi ise kamusal alanın gerilemesine işaret etmekteydi. Bu zorlu senkron girişimi kitabın hem gücünü, hem de olası zaaflarını oluşturuyordu. Her klasik kitap gibi Kamusallığın Yapısal Dönüşümü de uzun tartışmalara yol açtı. İngilizce çeviriden önce başlayan eleştiriler, kitabın 1989’da......

Words: 8149 - Pages: 33

Free Essay

Porter Five Courses of Coca Cola

...kaldığını göstermektedir. * Firma kahve çekirdeği perakendeciliğindeki rekabet avantajına bağlıdır ve bu onları zamanla ihtiyaca bağlı olarak ortaya çıkabilecek başka sektörlere doğru farklılaşmalarını yavaşlatacaktır. Fırsatlar * Starbucks fırsatları değerlendirme konusunda son derece hızlı ve başarılı bir şirkettir. * 2004 yılında Hewlett-Packard işbirliğiyle Santa Monica’da müşterilerinin kendi müzik cd lerini oluşturabilecekleri cd yakım servisine başlamışlardır. * Bazı şubelerinde kahvaltı için hem soğuk hem de sıcak sandviç sunulmaktadır. * Daha önce bir zayıflık olarak bahsettiğimiz ABD ağırlıklı şubeleşmesini global çapta genişletebilmek için önünde çok önemli fırsatlar ve büyük bir pazar bulunmaktadır. Bunu kısmen de olsa İngiltere pazarında başarmışlardır; ancak pazarın büyüklüğü düşünülürse pastadaki dilimlerini genişletebilmeleri için doğru açılımlar yapabilirler. Tehditler * Kahve sektörünün büyüyüp büyümeyeceği, veya yerinde saymayacağı veyahut kahvenin yerine bambaşka ürünlerin almayacağını kimse bilemeyeceği için bu risk her zaman vardır. Fakat trend itibariyle düşünürsek böyle bir tehdit yazmaya da biliriz. * Kahve ve süt ürünlerindeki maliyet artışları Starbucks’a ek maliyet olarak yansıyacağı için satışların düşmesine veya daha az kar elde etmeye yolabilir. * Starbucks’ın kurulduğu tarihten bu güne kadar sektöründe elde ettiği başarı ve kazanç müteşebbisleri bu alana doğru yöneltmiş ve pazara bir çok rakip girmiştir. Giderek kızışan......

Words: 2660 - Pages: 11

Free Essay

Ataerki Ve Birikim

...her yerde, hem kendisini diğer kadınlardan ayrıştırmaya hem de kadın dayanışmasına sarf edilen duygusal enerji ve gerilimin üst düzeyde yaşanmasıdır. Bu durum Birinci ve Üçüncü Dünya hareketleri açısından en azından bir partinin direktifleri altında olmayıp kendisini sorunlar, kampanyalar ve projeler etrafında otonom olarak örgütleyenler açısından geçerlidir. 5. Birçok kadın bu hem birleşip hem bölünme deneyimine ahlaki tavırlarla tepki gösterir. Ya “öteki kadınları” babacı (paternalist) ve hatta ataerkil davranmakla suçlarlar ya da eğer suçlanan kendileriyse suçluluk duygusuyla ve bir tür dövünme retoriği ile yanıt verirler. Sonuncusunu, özellikle çok sayıda Üçüncü Dünya kadınlarının yaşadığı ve feminist harekete katıldığı ABD, İngiltere ve Hollanda’daki kadın hareketi içinde son yıllarda en hassas alanlardan birisi olarak ortaya çıkan cinsiyet ve ırk arasındaki ilişkide gözlemlemek mümkündür (Bandarage, 1983). Başlangıçta beyaz feministler, koyu tenli kadınları feminist harekete getirmeye çalışırken ırk sorunu karşısında çoğunlukla ya ilgisizdi ya da onlara yönelik anacı (maternalist) veya babacı (paternalist) tutum takındı. Ancak siyah ve esmer kadınlar, otonom örgütlenme ilkesini kendi gruplarını da içerecek şekilde genişletip kendilerine ait siyah kadın kolektifleri, dergileri ve merkezleri kurmaya başladığında beyaz feministler de anlamaya başladı ki; eğer erkekler bir tarafa kadınlar da diğer tarafa ayrılıyorsa “kızkardeşliğe” henüz ulaşılamamıştır. Yine de,......

Words: 15873 - Pages: 64

Free Essay

Ffff

...Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre, düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır. Bu sınava; stajını tamamlayan serbest muhasebeci mali müşavir aday meslek mensupları, Serbest Muhasebeci meslek mensupları ve anılan Yasa’nın 6’ncı maddesine göre, hizmet sürelerini stajdan saydıran aday meslek mensupları katılacaktır. 2016/1 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri * İlk kez sınava katılacaklar için odalara son başvuru tarihi * Tekrar katılacaklar için son başvuru tarihi : 19-20 Mart 2016 : 10 Şubat 2016 : 29 Şubat 2016 İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların; 10 Şubat 2016 tarihi itibariyle stajlarını fiilen tamamlamış olmaları (Stajdan sayılan hizmetler, stajdan sayılan kurslar v.b) ve staj bitirme belgelerinin dosyalarında bulunması gereklidir. Sınavlara girmek isteyenlerin, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği - Temel Eğitim ve Staj Merkezi Başkanlığı’na yukarıda belirtilen son başvuru tarihleri mesai saati bitimine kadar başvurmaları gerekmektedir. Bu tarihe kadar başvurusunu yapmayanlar ve sınav bedelini yatırmayanlar sınava alınmayacaktır. SINAVLARA İLİŞKİN ESASLAR Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavlarına girebilmek için; 1. Hukuk, iktisat, maliye, işletme,......

Words: 1003 - Pages: 5

Free Essay

Yenileşme Dönemi

...neden olarak. Yeniçeriliğe karşı kazanılan zafer gününde Mahmut'un giysileri Mısır'ın Türkiye'deki yenilikler için model olması boyutunu veriyor. Daha sonra Mısır ile savaş ve bu savaşın yol açtığı utanç verici yenilgiler, Mısır'ın zorlayıcı yanını getiriyor. Fakat ister model olsun, isterse zorlayıcı, Mısır 19. yy Türk aydın ve yenilik tarihinde önemli bir yere sahip bulunuyor. Tanzimat'ın ilanında Mısır'ın zorlayıcı etkisinin model olma etkisinden daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim Mısır meselesi, Osmanlı Devleti'ni yabancı devletlerle birçok antlaşma yapmak zorunda bırakmıştır. Özellikle İngiltere ile yapılan ticaret antlaşması, 2. Mahmut'un Mehmet Ali Paşa'ya karşı İngiliz desteğini sağlamasının bedeli olarak imzalamıştır. Tanzimat'ı hazırla-I im ekonomik gelişmeler ise Mısır meselesi ile bağlantılı olan Tanzimat Fermanı'nın ilanından önce, 16 Ağustos 1838'de İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Antlaşması’dır. Balta Limanı Antlaşması ile birlikte, İngilizlere ticari alanda geniş imtiyazlar sağlanmıştır. Bu durum, İngilizlerin Osmanlılar üzerinde daha fazla nüfuz sağlamasına olanak tanımıştır. 1838 Osmanlı-İngiliz ticaret antlaşmasını 25 Kasım 1838'de Fransa ile imzalanan ticaret antlaşması izlemiştir. Daha sonra benzer hükümler ihtiva eden antlaşmalar Sardunya, Gelemenk, Belçika, Prusya, Sicilya ve Brezilya gibi devletlerle de imzalanmıştır. Osmanlı Devleti'nin kötü durumda olan ekonomisi, yabancı devletlerle yapılan antlaşmalarla daha kötüye gitmiştir. Ayrıca......

Words: 7923 - Pages: 32

Free Essay

Article

...iyileştirmeyi amaçlayan bir mücadele sürdürmektir (Jaggar, 1988: 5-8). Feministlere göre, iktidar sahiplerinin erkekler olması dolayısıyla dünyadaki tarih, iktisat ve siyaset bilimleri kadınların değişim ve gelişimlerini görmezden gelmektedir. Kadınların toplum ve devlet içindeki rolleri hep yedekte kalmaktır. Ancak erkeklerin bulunmadığı durumlarda kadınların istihdamı söz konusudur. Kısacası, hem kamusal hem de özel alan ile ilgili bir kavram olan feminizm, iktisadi, hukuki, siyasi ve toplumsal araçlar ve düzenlemeler yoluyla kadınların dışlanmışlık ve ezilmişliği kavramlarını temel alan bir doktrindir (David, 2000: 102). Tarihin daha önceki dönemlerinde kimi zaman insan olarak bile kabul edilmeyen kadınlar ilk defa 17. yüzyıl İngiltere‟sinde seslerini yükseltmeye başlamışlardır (Mitchel, 1984: 25-33). Feminizm üzerine yazılmış en önemli ilk eser, Mary Wollstonecraft‟ın 18. yüzyılda yazdığı ve kadınların eğitim, hukuk ve siyaset alanlarında erkeklerle aynı haklara sahip olduğunu iddia ettiği Kadın Haklarının Savunusu (Vindication of the Rights of Woman) adlı kitabıdır (Walters, 1984). Kadınlar, kitlesel, organize ve kurumsal anlamda ise ilk defa devrim niteliğindeki iktisadi ve siyasi dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde (19. yüzyılda) Alternatif Politika, Cilt. 1, Sayı. 1, 1-41, Nisan 2009 3 ortaya çıkmış ve haklarını savunmaya başlamışlardır. Söz konusu dönemde özellikle Avrupalı kadınlar toplumsal ve siyasi hareketlere katılarak seslerini duyurmaya......

Words: 13111 - Pages: 53

Free Essay

Ali Ata Bak

...yol açmış, ve regülasyon taleplerinin daha yüksek sesle dillendirilmesine neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: Küresel finansal kriz, reel sektör, regülasyonlar 1.Giriş ABD de konut kredilerindeki özensizlik ve şişkinlik ile başlayan finansal problemler derinleşerek devam etmektedir. Konut kredilerinde ikincil piyasanın gelişmesi için oluşturulan Freddie Mac ve Fannie Mae’nin devlet kontrolüne geçmesinin ardından büyük yatırım bankası Lehman Brothers ABD İflas Yasasının 11’inci maddesi kapsamında iflas başvurusunda bulunmuş, Merrill Lynch çok düşük bir bedelle Bank of Amerika ya satılmış ve dev sigorta şirketi AIG operasyonlarını devam ettirebilmek için FED’den(ABD Merkez Bankası) önemli tutarda kredi kullanmak durumunda kalmıştır. Krizin İngiltere, Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerde de hissedilmesi ve küresel bir boyut kazanmasının ardından yaklaşık 700 milyar dolarlık kurtarma paketi (bailout bill) ABD meclisinden geçerek onaylanmıştır. Bu finansal kriz bazı açılardan eskilerine benzemekte bazı açılardan ise yenilikler taşımaktadır. Örneğin krize müdahale biçimi yeni değildir. 1929 Buhranı sonrası uygulanan Keynesyen politikalardan tutunda 1998 de ki hedge fon kurtarma operasyonlarına kadar devletin ekonomideki gölgesi her zaman hissedilmiştir. Örneğin, Eylül 1998'de New York FED (ABD Merkez Bankası New York Birimi) ülkenin en büyük hedge fonlarından olan LTCM’yi kurtarmak için on dört büyük ticari banka ve menkul kıymet şirketinin katıldığı bir girişim başlatmıştı. Bunlar......

Words: 2509 - Pages: 11

Free Essay

Swot Analysis

...hafifletecek alt merkezlere olan gereksinimi arttırmaktadır. Tarihi Yarımada’daki tarihi ve kültürel kimlik potansiyelinin turizme bağlı hizmet alanları olarak geliştirilmesi, tarihi dokunun özgün yapısına uygun olarak gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır. 355 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı Raporu Dördüncü Bölüm – SWOT (GZFT) Analizi Tablo 4.6. Ticaret ve Hizmet Sektörü SWOT (GZTF) Analizi GÜÇLÜ YÖNLER ZAYIF YÖNLER İstanbul'un vasıfsız işgücü için çekim merkezi olma durumunu devam ettirmesi İstanbul’da hizmet sektörü istihdamının mekansal dağılımındaki dengesizliğin, işlevsiz MİA ilişkilerine ve kentsel maliyetlerin artmasına neden olması Göçle kente gelenlerin iş bulamamaları nedeniyle kayıtsız, vergisiz işlere yönelmesi Kentin gelişmemiş kesimlerinde başta kadınlar olmak üzere çalışma çağındaki nüfusun ekonomik yaşama katılmada sorunlarla karşılaşması FIRSATLAR TEHDİTLER Hizmetlerdeki iyileştirmenin İstanbul'un çekiciliğini arttırarak, nüfus artış hızını yükseltmesi İstanbul MİA'sının metropoliten bölgede egemen konumda bulunması ve İstanbul'un ekonomik kaynağının temelini oluşturması İstanbul MİA'sının bölge içindeki yükünün artması ve bölge içinde dengesizlik yaratması Büyükdere aksında plan bütünlüğünün avan projelerle bozulmuş olması Levent-Maslak aksında yer alan MİA'nın farklı ilçe belediyeleri sınırları içinde olmasından kaynaklanan plan karmaşası MİA'nın, özellikle Tarihi Yarımada'nın 24 saat yaşamasına imkan......

Words: 8457 - Pages: 34